| |
Dünya Abhaz-Abazin Kongresi (DAAK) Türkiye
temsilcileri ve Kafkas-Abhazya Dayanışma
Komitesi (KADK) temsilcileri; Sn. Bediz Tantekin, Sn.
Avni Sıçrar, Sn. Seçkin Atan, Sn. İlhan
Kıymet ve Sn. Muzaffer Dündar, temaslarda
bulunmak üzere Türkiye’de bulunan Avrupa
Parlamentosu Milletvekili Sn. Cem Özdemir ile
24 Şubat 2007 günü Ankara’da bir
görüşme gerçekleştirmiştir.
DAAK Avrupa delegeleri tarafından organize edilen
ve 1 saat kadar süren görüşmede,
Sn. Cem Özdemir, Abhazya’nın savaş sonrası durumu
hakkında bilgilendirilmiş, özetle; Abhazların
dünyaya kendilerini anlatmakta güçlük çektikleri,
dünya ve özellikle Avrupa ülkelerinin çoğunlukla
sadece Gürcistan tarafını dinleyip onların
tezleri yönünde hareket ettikleri, Abhazya
temsilcilerinin de aynı şekilde dinlenmesinin
dünya ve AB ülkelerinin konuyu doğru
algılamaları açısından çok önemli
olduğu vurgulanmıştır. Sn. Özdemir,
tüm konuşmaları büyük bir
dikkatle dinlemiş, notlar almış ve zaman
zaman da görüşlerini belirtmiştir.
Kendisine bilgilendirme dosyaları takdim edilmiştir.
Aşağıda görüşmeden
bazı notlar yer almaktadır:
1-Gürcistan’ın Kudrı’ye
girmesinin sorunu daha da büyüttüğü ve
BM Güvenlik Konseyi’nin Gürcistan’ın
askerlerini Kudrı’den derhal çekmesi
kararını hiçe sayarak hala orada bulunmasının
gerilimi tırmandırdığı, Abhazların
savaş istemediği ama mecbur kalınca
da savaşmaktan başka çarelerinin olmadığı,
bölgedeki durumun diasporadaki tüm Kuzey
Kafkasyalıların yakın takibinde olduğu
belirtilmiştir.
2-DAAK temsilcileri, Saakaşvili’nin
iktidara geçmesinden sonra özellikle son
2-3 yıl içinde Türkiye Gürcüleri’nin
de şoven Gürcü iktidarının
söylemlerine ortak olmaya başladığını,
bunun özellikle son Dünya Abhaz-Abazin Halkları Kongresi’ni
izleyen Türk medyasının izlenimlerini
gazete ve televizyonda okur ve izleyicileriyle paylaşan
gazetecilere yönelik tehdit ve yayıncı kuruluşlara
baskıyla yayınları durdurma girişimlerinde
daha açık görüldüğünü belirtmişlerdir.
Kaldı ki, bu yayınlarda tamamen kültürel,
sosyal ve doğal konular işlenmiş, Gürcistan
aleyhine herhangi bir ibare kullanılmamıştır.
Ayrıca Türkiye Gürcülerinin hemen
hemen tamamının Acaristan kökenli olması ve
Acaristan ile merkezi Gürcistan hükümetinin
sorunlu oluşu gözönüne alındığında,
bu tip engelleme ve protesto girişimlerinin anlaşılır şeyler
olmadığı belirtilmiştir. Sn. Özdemir
bu konuya çok şaşırmıştır.
3-Sn. Özdemir, Avrupa’da
düzenlenebilecek bir Dünya Abhaz-Abazin Kongresi’ne
katılımı hususundaki düşünceleri
sorulduğundaysa, böyle bir şey olması durumunda
mutlaka haberdar olmak istediğini belirtip büyük
ihtimal katılabileceğini söylemiştir.
4-DAAK temsilcilerinin, Abhazya Cumhurbaşkanı Sn.
Sergei Bagapş’ın nisan ayında
planlanan Türkiye ziyareti sırasında
kendisinin de Tükiye’de olmasını arzu
ettiklerini belirtmeleri üzerine, programına
göre konuyu değerlendirebileceğini söylemiştir.
5-Abhazya Dışişleri
Bakanı Sn. Sergei Şamba’nın Sn. Özdemir’i
Abhazya’ya davet eden mesajı iletilmiş,
Sn. Özdemir de kendisinin zaten bir Maykop ziyareti
borcu olduğunu belirtmiş, Sn. Şamba’ya
teşekkür ve sevgilerini iletmiştir.
Bunun üzerine kendisine, gerekli koordinasyonla
hem Abhazya hem de Adıgey Cumhuriyetini kapsayan
bir ziyaret programı hazırlanabileceği
belirtilmiş, Sn. Özdemir de bunun mümkün
olabileceğini söylemiştir.
6-Sn. Özdemir AP’de bölgenin
uzmanı olan kişilerle Abhazya ile
ilgili bu bilgileri paylaşacağını ve
kendisine sunulan belgeleri de aktaracağını belirtmiştir.
7-Abhazya’ya uygulanan ambargonun
insan hakları ihlali olduğu, en büyük
zararı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan
bizlere verdiği, Abhazya’ya ulaşımda
yaşanan sorunlar dile getirilmiştir. Sn Özdemir
bundan kendilerinin de rahatsız olduğunu,
toplantılarda sürekli vurgulandığını belirtmiştir.
8-Kosova için hazırlanan çözüm önerisinin
iyi bir rapor olduğunu belirtmiştir
9-Sn. Özdemir, karşılıklı bilgilenmenin
Abhazya’nın ziyaret edilmesi veya Abhazların
davet edilmesiyle olabileceğini söylemiştir.
10-Kendisine gönderilen DAAK sonuç bildirgesi
ve diğer materyalleri aldığını,
DAAK Avrupa delegelerinin sekreteryasıyla başarılı bir
iletişim içinde olduğunu, bunun sürdürülmesini
istemiştir.
|
|