| |
Değerli Cumhurbaşkanımız
Sergey Bagapş,
Değerli Meclis Başkanımız
Nugzar Aşuba,
Değerli Başbakanımız Aleksandr
Ankvab,
Değerli bakan ve milletvekillerimiz,
Rusya’dan gelen değerli misafirler,
Kuzey Kafkaslı değerli kardeşlerimiz,
Ve değerli konuklar,
Bugün burada, anavatanımızın başkenti
Sohum’da, Abhazya Cumhuriyeti Parlamentosu’nun
18 Ekim 2006’da bağımsızlığın
tanınması için yaptığı çağrıya
diaspora olarak desteğimizi bütün dünyaya
göstermek için toplandık.
Dünya Abhaz-Abazin Halkları Birliği Başkanı Sayın
Prof.Dr. Taras Şamba ve Genel Sekreter Gennadi Alamiya’nın çağrıları üzerine
Abhazya’nın bağımsızlığının
korunması ve tanınması özel gündemiyle
yapılan bu olağanüstü toplantıya
Türkiye’den katılan arkadaşlarım
ve Türkiye’de yaşayan milyonlarca diaspora
mensubu adına sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Bu toplantıyı himaye eden Sayın Cumhurbaşkanımız
Sergey Bağapş’a en içten teşekkürlerimi
sunuyor, diaspora adına anavatanımızın
kaderine dair söz söyleme onuruna eriştiğim
için de en derin mutluluğumu sizinle paylaşmak
istiyorum. Ve hassaten, gerek savaşta gerek bağımsızlık
sürecindeki önderlik rolü nedeniyle Sayın
Kurucu Cumhurbaşkanımız Vladislav Ardzınba’yı unutmadığımızı hatırlatıyor,
kendisine bu vesileyle şükranlarımızı bir
kez daha iletmek istiyoruz.
Bugün burada diasporanın güçlü desteği
ile elde edilecek sonuç, Abhazya’nın
ve bütün Abhaz halkının bir tercihi
olarak bütün dünyaya sunulacaktır.
Bu, Abhazya’nın ve diasporanın, bağımsızlığını 13
yıldır özenle koruyan anavatanın
kaderi üzerine söz birliği ettiğinin
açık bir göstergesi olacaktır.
Bütün dünya kamuoyuna, uluslararası örgütlere
ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatine
ilan edilecek böyle bir kararın öneminin
bilincindeyiz. Bu yüzden büyük bir görev
bilinci ve mutlulukla buradayız. Omuz omuza olduğumuzu
göstermiş olmaktan büyük bir mutluluk
ve onur duymaktayız.
Gücünü, binlerce yıldır yaşadığı bu
topraklardan, en az 1200 yıl öncesine dayanan
devlet geleneğinden ve diasporadan alan Abhazya’nın
bağımsız devlet olarak ortaya çıkması ne
tesadüftür, ne de zoraki bir durumdur. SSCB’ye
eşit statüde katıldıkları halde
1931’de statüsü düşürülüp
Gürcistan’a bağlanan Abhazya ile ilgili
bu haksızlık ve yanlışlık, bağımsızlık
bildirisinin kabul edildiği 25 Ağustos 1990
itibariyle geride kalmıştır.
Abhazya’yı Gürcistan’la ilişkilendiren
anayasal düzenlemeler de SSCB’nin dağılmasıyla
bütün geçerliliğini yitirmiştir.
Zira Gürcistan da kendi bağımsızlık
sürecinde Abhazya ile ilişkileri düzenleyen
SSCB anayasasını çöpe atıp
Abhazya’nın yer almadığı 1921
tarihli kendi anayasasına geri dönmüştür.
Hal böyleyken SSCB’nin kurucu cumhuriyetlerini
bağımsız devletler olarak bir bir tanıyan
uluslararası toplum, Abhazya’ya sıra
gelince çifte standardı tercih etmiştir.
Abhazya Yüksek Konseyi, 23 Temmuz 1992’de
1925 anayasasını esas alıp Abhazya’nın
bağımsız bir devlet olduğunu ilan
etmiştir. Dönemin siyasi koşullarını göz önünde
bulundurarak olası çatışmaları önlemeye çalışan
Abhazya Parlamentosu da, Gürcistan’a eşit
haklara sahip federal bir birlik kurma teklifinde bulunmuştur.
Ancak Gürcistan, Abhazya ile siyasi diyalog kurmak
yerine güç kullanmayı tercih ederek
14 Ağustos 1992’de Abhazya‘yı işgale
kalkışmıştır. Bu, Gürcistan’ın
20.yy'da ikinci kez Abhazya’yı işgal
ve soykırım girişimi olarak tarihe geçmiştir.
Türkiye’de yaşayan ve kalpleri anavatanlarıyla
birlikte atan Diaspora, Abhazya devletinin varlığına
kasteden bu süreçte bütün imkanlarını seferber
ederek mücadelenin içerisinde yer almıştır. Şu
an başkanlığını büyük
bir mutluluk ve şerefle yaptığım
Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi de bu dönemde
kurulmuş ve o günden beri hiçbir kesintiye
uğramaksızın Abhazya yönetimleri
ile birlikte hareket etmiş, her defasında anavatanın
benimsediği politikaları desteklemiştir.
Abhazya’yı ve Abhaz sorununun Türkiye
ve dünya kamuoyunun gündemine taşımak
amacıyla bütün gücüyle çalışmış,
Abhazya’nın sesi olmaya gayret etmiştir.
23 Ağustos 1992’den bugüne kadarki faaliyetlerimizde
benden önce başkanlık yapmış bulunan
sırasıyla Atay Çuşba (Ceyişakar)
ve Cemalettin Arzındba (Ümit)’da
aramızdalar. Kendilerine teşekkürlerimi
sunuyorum.
Ayrıca, kuruluşumuzdan bugüne her türlü özveri
ile beraber çalıştığımız
arkadaşlarımdan Gündüz Yıldırım
Geçba (Geç) – Bediz Korskaliya (
Tantekin) – Recep Agırba (Yılmaz) – Bülent
Ayüzba (Özbelli) ve İlhan Kozba (Kıymet)’da
aramızdalar, onlara da teşekkür ediyorum.
Yine, şu an burada da beraber olduğumuz Türkiye’de
kurulu Adige ve Abhaz dernekleri Federasyonu Başkanı Cihan
Candemir ve beraberindeki arkadaşlarına da
huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Abhazya ile ilgili bu güne kadar ki bütün
faaliyetlerimizde bizlere her türlü desteği
yürekleriyle göstermişlerdir. Bu dayanışmanın
bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğini
biliyoruz. Yine Avrupada’ki Adige ve Abhaz dernekleri
Federasyonunun başkanı Yaşar Aslankaya’ya
da bu günümüze katkı vermek üzere
aramızda bulundukları için kendilerine
teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar bildiğiniz
gibi,
Diasporanın desteği savaş döneminde
olduğu gibi 1994’te imzalanan Moskova Anlaşması’yla
başlayan ateşkes sürecinde de sürmüştür.
Yine Abhazya Parlamentosu 26 Ekim 1994’te Abhazya’nın
bağımsız demokratik, hukuk devleti olduğunu
tescil eden anayasayı kabul ederken ve Abhaz halkı 3
Ekim 1999’daki referandumda yüzde 97.7’lik çoğunlukla
bağımsızlığı perçinlerken
diaspora anavatanın yanındaydı. 12 Ekim
1999’da Abhazya Cumhuriyeti’nin ‘Bağımsızlık
Belgesi’ kabul edilirken bizler en mutlu anlarımızı yaşadık.
Artık bağımsız bir devletimiz vardı ve
bunun heyecanını iliklerimize kadar hissettik.
1990, 1992, 1994 ve 1999’daki tarihi dönemeçlerde
olduğu gibi bugün de Abhazya, bağımsızlığının
tanınması için kritik bir hamle başlatmıştır.
Rusya Federasyonu’nun Abhazya’yı tanıması ve
ortaklık ilişkilerinin tesis edilmesi yönündeki
Abhazya Parlamentosu’nun çağrısı bütün
dünya devletleri için şamildir.
Ayrılmaz parçası olduğumuz Abhazya
halkının bağımsız, demokratik,
hukuk devleti olma yolundaki azminin bütün
dünya devletleri tarafından kabul edilmesini
istiyoruz. Çünkü Abhaz halkı, savaştan çıktıktan
sonra aradan geçen 13 yıl içerisinde
dayatılan ambargolara ve tüm güçlüklere
rağmen devlet olma yönünde ciddi kurumsal
yapılanmalarını tamamlamıştır.
Abhazya bugün tanınmış birçok
devletten daha ileri düzeyde güçler
ayrılığı prensibini yaşatmaktadır.
Demokratik ve uluslararası standartlara göre
yapılan seçimlerle belirlenen bir parlamentosu
ve devlet başkanı, işleyen bir hükümeti,
güçler ayrılığı prensibinin üçüncü önemli
ayağını teşkil eden yargı sistemiyle
Abhazya mücehhez bir devlettir. Ülkeyi savunacak
bir ordusu ve güvenliği temin edecek polis
teşkilatı, işleyen ekonomisi, düzenli
maliyesi ve bankacılık sistemiyle bu ülke
devlet olma yeteneğini göstermiştir.
Hakeza modern demokratik devletin en temel vasıfları olarak
gösterilen meşru muhalefet, özgür
basın, sivil toplum örgütleri ve ifade özgürlüğü gibi
temel özgürlük alanlarında Abhazya
kendini ispat etmiştir.
Esasen Abhazya halkının bağımsızlık
iradesi, uluslararası hukuk, BM sözleşmeleri
ve ikili anlaşmalara da uygundur. Halkların
kendi kaderlerini tayin etme hakkı uluslararası sözleşmelerle
garanti altına alınmış en temel haklardan
biridir. Bütün dünya devletlerine düşen
bu gerçeği kabullenmek, uluslararası hukukun
tanıdığı hakları Abhaz halkından
esirgememek, BM Şartı’na göre ‘Bağımsız
Abhazya’yı tanımaktır.
Ve ayrıca, Abhazya Parlamentosu’nun bağımsızlığın
tanınması konusunda ilk muhatabı olan
Rusya Federasyonu’nun bölgeye yönelik
politikaları ve çıkarlarının
tabi ki farkındayız. Ancak bu politikaların,
bölgedeki küçük Abhazya halkının
varlığını, kültürünü,
toprağını ve kimliğini tamamen yok
edecek bir uygulamaya dönüşmemesi gerektiğine
inanıyoruz. Küresel bir aktör olarak Rusya
Federasyonu’nun amaç ve hedefi bu olamaz
ve olmamalıdır.
Rusya Federasyonu’nun tarihe, Kafkasya’ya
ve Kafkasyalılara olan sorumluluğu ve borcu
nedeniyle, bu halkın başka devletler tarafından
ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceği
inancını taşıdığımızı özellikle
vurgulamak istiyoruz. Bunu diasporada yaşayan Kafkas
camiası olarak Rusya Federasyonu’ndan bekliyoruz.
Kanaatimize göre Abhazya ve onunla aynı kaderi
paylaşan Güney Osetya’nın Gürcistan
uğruna gözden çıkarılması Rusya
Federasyonu’nun tarihsel sorumluluğuyla bağdaşmadığı gibi
bölgedeki politik çıkarları ile
de bağdaşmamaktadır.
Diaspora olarak bizler, bağımsızlık
sürecini ve devleti sonsuza kadar desteklemek ve
yaşatmak kararlılığı ve arzusundayız.
Dün olduğu gibi bugün ve yarın maddi
ve manevi bütün varlığımızla
Abhazya devleti ve halkının yanındayız.
Varlığımız varlığınızdır…
TÜRKİYE’DEN TOPLANTIYA KATILAN BÜTÜN ARKADAŞLARIM
ADINA VE ŞU ANDA ABHAZYA’DA OLMASALAR DA KALPLERİ BİZİMLE
BURADA ATAN TÜRKİYE’DEKİ ABHAZ VE ADIGELER BASTA OLMAK
UZERE MİLYONLARCA DİASPORA MENSUBU KARDEŞLERİMİZ
ADINA SİZLERİ SEVGİ VE SAYGI İLE SELAMLIYORUM.
Yaşasın Abhazya Devleti
Yaşasın Abhazya Halkı .
Kafkas-Abhazya Dayanışma
Komitesi
Başkan
İrfan Argun |
|